Showing posts with label London. Show all posts
Showing posts with label London. Show all posts

Topshop on Oxford Street



I was excited to go to Topshop. I went there a few times when I was in the UK in 2001 while studying abroad, and was excited when they opened one in New York and when Toronto's Jonathan+Olivia started carrying Topshop.  However, the prices in these stores are a bit higher than in London (and knowing London's prices for their non-British brands...Topshop was definitely worth checking out).  I had looked at the website before, and had a rough idea of what I was planning to buy. 

On my first full day in London, I checked out the flagship on Oxford Street.  I knew the store had a petite section and was excited to see what it had to offer.  Sadly, the selection was very small for the size of the store (it was not much bigger than the petite corner at Next, and this Topshop was probably twice its size.  It was a FLAGSHIP for goodness sakes!  And the one jacket which caught my eye was only available in one size.  Seriously....every single jacket (and there were at least 15 of them) was in a UK size 12 (US 8). The standard size was fine, though. 

I don't know if it's just me or not, but I didn't find TopShop as appealing this time around.  Though there are pieces which I'd purchase and some of the things do look good online, I think I'm getting a little too old for the place.  I know that there are plenty of girls my age (31) who are still into funkier looking clothes, but that's just not me.  I'm for things that are just a little more lady-like and sophisticated (which sadly, many women don't seem to care that much about anymore). I don't want to look like I'm about to hit a club that plays nothing but music that would give me a headache. 

Of course, this isn't to say that the Topshop flagship was BAD.  It's an affordable brand in a place where almost everything else is very expensive, compared with even New York.  And if you're interested in funkier clothes, then this is definitely the place to go.  If you're more conservative, like me, then you'll need to look very carefully for pieces that spice up the classics just ENOUGH. :)  

A Bit of Shopping....



Or maybe not really.  On my first day in London, I decided to explore the stores on Oxford Street.  These places are, for the most part, affordable, and filled with familiar names like Marks and Spencer, H&M, Gap and of course, TopShop.  But before I get to TopShop (which will be another day), let me tell you about Next.  On the website, the store's clothing looked good.  There was a reasonable selection of petite sizes, which weren't that bad looking. Imagine my disappointment when I got to the store, which is a flagship, to my understanding.  The petite section consisted of a tiny corner on the women's floor (ground/street level) and most of the selection was denim or ugly floral tops.  The regular sizes were much better, though I've decided that it's a place I may revisit at another time.  There are several stores across the city and the country.  In addition to women's and men's fashions, they also sell kidswear and some stores, also home.  Maybe we can say that it's J.Crew crossed with Crate and Barrel? 

Other stores nearby (i.e. within a 15-20 minute walk) include an Apple store (a huge flagship) as well as Zara Home, which is a Zara-branded Pottery Barn type store.  These stores don't exist outside of Europe. 

Next time:  More on the TopShop flagship!

Going to London!

England, London, Houses of Parliament and Big Ben

My husband and I will be heading to London for our honeymoon (we're going to Paris, too).  London has a few petite-friendly stores (at least petite in height - many places start at a UK size 6P, which is more or less a really big 0P/small 2P) other than Top Shop (which I will definitely check out, of course) and will post about them on this blog.  Also, look for restaurant write ups and other things over at DelectablyChic!

Thames Festival'09

Thames Nehri'ni sevelim, nehir kulturel hayatimizin onemli bir parcasini olusturmakta one gore onemini bilelim fikrinden cikan festival, her sene eylul ortasinda gerceklesmekte. Soylenecek cok da birsey yok aslinda. Londra'da her milletten insani barindirmasi nedeniyle renkliligi insan cesitliliginden gelen 2 gun suren super hareketli, ancak arkadaslarinizla sakin sakin vakit gecirmek isteyeceginiz bir festival.
Oneri: Seneye katilacak olursaniz cimlere rahatca oturabileceginiz, topraktan ve nehirden gelen serinlikten sizi koruyabilecek bir kiyafet giyiniz.
Fransiz alev kimyacilari Compagnie Carabosse'nin enstalasyonlari ve nehirden atilan havai fisekler festivale damgasini vurdu elbette. Kanit isterseniz iste fotograflar;


Ilk olarak dikkatimi ceken guzel bir fikir. Icinde gercek insanlar olan bir juke box cocukken belki sizin de aklinizdan gecmistir. Iste tam da "adamlar yapmis abi" diyecegimiz bolum burasi :) Sagda buyutulmus gordugunuz panelden para atip sarki secmeniz yeterli. Grup sizin icin aninda caliyor... Yeni fikir arayanlara duyurulur :)



Tower Bridge
Swing Alani

Super Gida Hindistan Cevizi ;)

%100 Turk uretimi deri cariklar

Hang da ne demeyin, yukarida calinmisi var...

Cesitli otlar

Lovely kelimesini kullanmayana Ingilizce biliyor denmiyor, duyurulur...

Kore gosterisi...
Fransiz Compagnie Carabosse'nin Tate Modern onundeki ates enstalasyonlari...




Thames Nehri'nden atilan Havai Fisekler;





Londra'da Boxing Day...

Gunlerdir heyecanla bekledigimiz, hatta son gunlerde tum reklam iletisiminden kustugumuz Boxing Day'in unlu indiriminden faydalanmak uzere unlu alisveris caddesi Oxford Street'i senlendirdik. Lakin kalabalik olacagini tahmin ettigimiz cadde tahminimizden ve haddinden daha curcunali olarak bizi karsiladi. Magazaya girmek icin dahi sira olmasi, icerideki kasa sirasini hayal etmenizi saglar sanirim :)

Malum ekonomik kriz nedeniyle tum magazalar bugunu bekliyordu ve aylardir ilk kez bu kadar cok kisinin elinde birer torba gorduk. Indirimler %75lere varinca insanlar da bir o kadar heyecanla magazalari doldurmuslardi...

Carnaby Street'te ise insan seli yerine normal bir kalabalik bulunmaktaydi. Ancak yine herkesin elinde torbalar... Her ne kadar Boxing Day'in cikis noktasi hristiyanlarin daha sanssiz, varliksiz olan kisilere hediyeler vererek senlendirmesi de olsa, artik bir alisveris gunu ve kutlamasi olarak kutlanmakta. Derinlesen ekonomik kriz ile bu gunlerin artacagini ongormek zor degil sanirim...

Tower Hill'de Yuruyus

Ocak ilk haftasinda da acik kalacak olan Tower Hill'deki buz pisti biraz erimis olmasina ragmen eglenceli... Ancak kayabilmek icin bayagi sira beklemeniz gerekiyor. Onerim; erkenden gidin.

Sonrasinda The City'ye dogru bir yuruyus yaparak hem Londra'da ister istemez yediginiz guzel uluslararasi yemekleri eritmis olur hem de gercekten farkli yerleri gorebilirsiniz.

Londra'nin gobeginde fakat inanilmaz sakin bir site olan St Katharine Docks'un ayni zamanda bir marinasi da bulunmakta. Burada maddi olarak oturmak cok mumkun olmasa da, cafe rouge'da sahane yat ve tekneleri seyrederek kahvalti yapabilirsiniz.

Londra'da Brezilya Eglencesi

Londra'nin en guzel yanlarindan biri de dunyanin her yerinden insanlarin yasadigi bir sehir olmasi. Farkli ulkelerden gelen insanlar evlerinde oturmayip gida sektorune de giriyor elbette. Bu vesile ile en guzel Thai, Italyan, Fransiz, ve hatta Brezilya yemeklerini/kulturunu gorup tadabiliyorsunuz.
Guanabara da Londra'nin unlu Brezilya restaurant'larindan. 21. yuzyilda Brezilya'lilara ozgu bir aliskanlik mi bilinmez ancak yemek rezervasyonu fax ile yapiliyor. Yemek listesinden istediginiz 3 giris, anayemek ve tatlidan birini secerek mekana fax olarak gonderiyorsunuz. Gittiginizde masaniz hazir, onunuzdeki servis kagidinda adiniz mevcut ve sectiginiz yemekler isaretli.
Mekan oldukca buyuk. Muzik elektro latin :) Saat 09:30'a kadar DJ caliyor. Sonrasinda da performans mevcut. Ancak oturdugunuz yerden gormeniz pek mumkun degil. Sahne etrafinda yer tutmakta fayda var.

Yemekler fena degil. Mangolu hindi ve hindistancevizi sosunda kedibaligina iyi puan verdik. Tatlilar fena degil, giris yemegi olarak da Belcika usulu midye veya mangolu, fistikli salata yiyebiliyorsunuz. Haftasonlari giris yemek rezervasyonu yaptiginizda ucretsiz ancak saat 9dan sonra girmek isterseniz kisibasi 10poundu gozden cikarmaniz gerekiyor.

Onerim mekana yemege gelmek yerine saat 9dan once yemeksiz eglence icin gelin, gereksiz para harcamamis olursunuz. Brahma birasi fena degil. Corona havasi var ancak alkol orani %4.8, pint olarak icemiyorsunuz, o acidan publara gore biraz pahali. Kokteyller fena degil, sampanya bolca tuketiliyor.

Saat 10:30 gibi de Brezilya muzigi calan grubun canli performansini izleyip, yoruluncaya kadar dans edebilirsiniz...

Web sitesine gitmek icin tiklayin.

Bayildigim Bir Cicekci: igloo

Borough Market'i biraz gectikten sonra Bermondsay Street'te goreceginiz igloo gercekten de Londra'da zor bulunur cicekcilerden. Malum Londra'da satilan cicekler hem guzel/cesitli degil hem de yari solmuslari bile cok pahaliya satiliyor. Bu noktada igloo'yu gormek insanin icini rahatlatiyor. igloo'da hem taze hem de uzun omurlu ciceklere para vermis oluyorsunuz. Londra'nin guneydogusunda bulunan igloo'ya sirf koklamak icin dahi olsa mutlaka ugrayin...

igloo'nun web sitesi icin tiklayin.

Liverpool Street'te 1 Persembe Aksami

Liverpool Street Londra'nin en merkezi yerlerinden/duraklarindan biri. Yuruyerek 10 dakikada Brick Lane'deki barlarda ve biriyani'cilerde guzel bir aksam gecirebilirsiniz. Lakin Londra'nin sogugu da Aralik ayinda donduruyor diyorsaniz onerim hemen metro/tren cikisindaki Railway Tavern'de sicak ve guzel bir aksam gecirmeniz :)

Ilk olarak Efes Pilsen Bira bulmaniz mumkun.(2,59 pound) Hatta sabah 9da buraya gelseniz bile iceride bacon'li ingiliz kahvaltisi veya yaninda bir sey olmaksizin bira icen onlarca insana rastlamaniz da mumkun...


Mekan gercekten acaip otantik ki plazma televizyonun etrafinda varakli cerceveyi veya tavandaki susleri kacirmaniz cok da zor olmayacak...


Bu pub benim icin anneannemin evini hatirlatan bir dekorasyona sahip... Sabahin korunde icki icesiniz olmayacak olsa dahi mekani o saatte gormek icin mutlaka ugramaniz gerekiyor. Wi-fi oldugunu iddia etseler de cogu zaman calismiyor, sansiniz yardim eder de calisirsa internette sahane hizla sorf yapabilirsiniz...

Londra'nin en genis, en kendine has pub'larindan birinin tadini cikarmak icin dogru mekan burasi...
Not: Burasi plazmayi cerceveye alarak Londra'daki bazi Turk restaurantlarini da andirmiyor degil ki Londra'nin Turk restaurant'larini da ayrica yazacagim...

Iki kampanya...

Bir yanda naif cizimler, bir yanda da "I see you like to recycle" sloganli alkolu az tuketin konulu reklam kampanyasi... Ingiltere gercekten de zitliklarin ulkesi :)
Toplum icerisinde huzur saglanmasi icin toplu tasimacilikta alkol tuketimi ne kadar yasaklanmis olsa da hala metro/otobuslerde yolculuk esnasinda bira/sarap/votka icen gencligi gormeniz mumkun. Ozellikle cuma aksam saatlerinde araclari kullandiginizda burnunuza gelen alkol kokulari sizi sasirtmasin...



Drink aware kampanyasi ile ilgili detayli bilgi icin tiklayin.

Londra'nin En Guzel Kurbiyecisi!

Covent garden bir cok seyi ile unlu olabilir ancak Ben's Cookies bambaska!! Ilk magazasi 1983'te Oxford'da bulunan Covered Market'ta acilan Ben's Cookies'in 5i Londra'da olmak uzere toplam 10 magazasi var.
Cranberry & beyaz cikolata sahsen favorim ancak deneyebileceginiz 15 cesit daha kurabiye bulunmakta :) Yanina icinizi baymayan tatlilikta olan sicak cikolata almanizi oneririm. Zaten onunden gecerken kurabiye kokusu sizi magazaya dogru surukleyecek ancak onunuzde bir kuyruk gorurseniz umidinizi yitirmeyin, kesinlikle beklediginize degecek.
E magazanin kurucusu bir cikolata asigi olunca tum kurabiyelerin icinde de bildigimiz cikolata veya beyaz cikolata oluyor elbette. Helge Rubinstein'in Ben's cookies'i acmanin disinda cikolata, ve ahcilik uzerine yazdigi kitaplari da mevcut. amazon'dan bulabilirsiniz.
Bu arada kurabiyelerinizi yerken oturdugunuz yerden bir anda baslayan gosterileri de izlemeyi ihmal etmeyin...
Son olarak da isiklandirilmis bir covent garden resmi koymadan olmazdi...

SICK, yasasin 80ler...

Eger parti elbiseleri /80lerin her turlu kalintilarini ariyorsaniz ilk duraginiz mutlaka Sick olmali! Acaip ayakkabilardan, tetris oyuncaklarina kadar 80lere dair her seyi bulabilirsiniz. Blog icerigi Turkce oldugu icin burada yayinlama izni aldik malum kendilerl Ingiltere'de afise olmak istemiyorlar, oyle de esrarengiz bir yer...
Sick, asagida resimlerini de goreceginiz 2 kiz kardes tarafindan isletilmekte. Sandy Londra'da magazayi isletirken kizkardesi Fransa'dan satilacak sahane esyalari topluyor... Ve kendi evleri yok asagidaki resimlerde goreceginiz yatakta uyumakta ve magazanin icinde yasamaktalar...

 



Icerisinde bulacaginiz yazilar gercekten bambaska bir dunyadan yazilmis gibi geleblir cogunuza... Ancak eglenceli yonleri de yok degil. Giriste goreceginiz kisi Sandy :) Web sitelerine girmek icin tiklayin.






Sick Adres: 105 Redchurch Street, London E1 7DL
Buraya kadar gitmisken aksam saatlerinde hemen yanda bulunan The Redchurch'e ugrayip bir kac icecek icmeyi atlamayin derim. Yemek sonrasi 1-2 saat gecirmek icin ideal.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...